LİSE KADEMESİNDE REHBERLİK SÜRECİ
SINAV STRESİ
Sınav stresi veya sınav kaygısı, sınav öncesi yaşanan gerginlik ya da endişe hissi olarak tanımlanabilir. Eğitim hayatında yaklaşan testler, sınavlar, ödevler ya da sunumlar, öğrencilerin stres seviyesinin yükselmesine neden olur.
Sınav stresi belirtileri, kişiden kişiye farklılık gösterebilen bir durumdur. Ancak fiziksel, davranışsal, zihinsel ve duygusal tepkiler olmak üzere dört kategoride incelenebilir. Öğrencinizin yaşadığı stres durumu onun güncel yaşamını etkileyebileceği gibi akademik, sosyal ve kişisel süreçlerinde de olumsuz etkilere neden olabilir.
Bu noktada siz değerli velilerimiz ve öğrencilerimize öneriler:
-Yönlendirici değil destekleyici ebeveyn rolünü üstlenmek oldukça önemlidir. Çocuğunuza yanında olduğunu hissettirmelisiniz. Öğrenci bu hissiyat ile kaygı durumununda azalma yaşayacaktır.
Mükemmeliyetçi beklentilerden uzak, başarı ve başarısızlıktan ziyade çocuğunuzun çabasına vurgu yaparak yaşayabileceği stresi azaltabilirsiniz.
‘’Kazanırsan alırım.’’ ‘’Sınavı geçersen gidebilirsin.’’ gibi başarı endeksli dilden uzak durmanız da çocuğunuzun stres durumunu azaltacaktır.
Çocuğunuz sınavdan çıktığında ona ‘’Sınavın nasıldı?’’ yerine ‘’Nasılsın?’’ şeklinde sorular sorarak onun duygularına odaklanın. Bu yöntem çocuğunuzunda odağını olumlu etkileyecektir.
-Durumu değiştirmek ya da duruma neden olan tepkileri değiştirmek etkili olacaktır. Bu nokta da stres yaratan durumun tespiti ve çözüm yolları önem arz edecektir.
VERİMLİ ÇALIŞMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ
Verimli çalışmak; Öğrenme yeteneğinin ve potansiyelinin belirli hedefler doğrultusunda üst seviyeye çıkarmak için yapılan bilinçli ve planlı yapılan çalışma eylemleridir.
Bu çalışmaların verimli olması için en önemli noktalardan biri zamanınızı hedefleriniz doğrutusunda etkili bir şekilde kullanmaktan geçer. Bilinçsizce çok çalışmak yerine verimli çalışma yollarını bilerek etkin çalışmak ve zamanı etkin kullanmak, sizi daha başarılı kılar.
Bu noktada siz değerli velilerimize öneriler:
-Çocuğunuzun kendisini tanıma sürecine eşlik ederek mesleki hedeflerini oluşturmasına yardımcı olabilirsiniz.
- Çocuğun sistemli ve düzenli ders çalışması için çalışma planı oluştururken zamanı iyi yönetebilmesi için zaman cetveli oluşturabilirsiniz.
-Çocuğunuzun çalışma ortamını düzenleyerek mümkün olduğunca dikkatini dağıtabilecek etkilerden arındırarak destek olabilirsiniz.
-Çocuğunuzun derslerine hazırlıklı gitmesi ve ders programına uygun araç ve gereçlerin yanında hazır bulunmasına dikkat ediniz.
-Çocuğunuzun çalışma yaptığı dersler ile ilgili soru çözerken farklı yayınlardan destek almasını sağlayabilirsiniz.
-Ders çalışma stratejisi oluşturulurken dengeli çalışmak ve zorlanılan derse daha fazla zaman ayırmak kısmı arasındaki bağlantının önemine dikkat ederek çocuğunuzu dengeli ders çalışma sistemini takip edebilirsiniz.
-Teknoloji kullanımını sınırlandırarak zamanı daha etkili değerlendirmesini sağlayabilirsiniz.
ÖĞRENME STİLİNİ KEŞFETMEK
Öğrenme stili öğrenenlerin öğrenme ortamında algılama, karşılıklı etkileşim ve tepki verme tarzlarında bir dereceye kadar değişmeyen belirleyiciler olarak kullandıkları bilişsel, duyuşsal ve psikolojik davranış özellikleridir.
Görsel, işitsel-duyusal, ve dokunsal (kinestetik) olmak üzere 3 farklı öğrenme stili bulunmaktadır. Başarılı bir eğitim ortamı için öğrenenin öğrenme stilleri keşfetmesi ve buna uygun olarak çalışma sistemini oluşturması gerekmektedir.
Bu noktada siz değerli velilerimiz çocuğunuza uygun bir okul iklimi ortamı sağlamanız, öğretmenleri ile sıklıkla görüşerek çocuğunuzun öğrenme biçimi ile ilgili bilgi alabilirsiniz.
-Öğrenme biçimine yönelik okulu destekleyici etkinlikler ev ortaınında sağlayarak çocuğunuza destek olabilirsiniz.
-Görsel öğrenme stiline sahip öğrenciniz harita ve görsel tablolar oluşturarak öğrenme düzeyini geliştirebilir. İşitsel stil ile ses kayıtları dinleyerek anlama kısmına yoğunlaştırabilirsiniz. Dokunsal
Yaparak yaşayarak öğrenme içinde deneysel ortamlar oluşturarak destekleyebilirsniz.
ERGENLİK SÜRECİ:
Ergenlik dönemi birçok aile için zorlayıcı bir süreçtir. Aileler bu dönemi sorunsuzca atlatmanın yollarını aradıkça sorunlar daha çok büyür. Özellikle çocuk-ebeveyn çatışmasının sıklıkla yaşandığı durumların çıkış noktası çocuklarımızın kişisel, akademik ve sosyal seviyelerinde yapılacak olan iyileşmelerin sürece olumlu yansımasıdır.
Bu noktada siz değerli velilerimize öneriler:
-Bu süreci sorunsuz atlatma isteği yerine karşılaşılan problemlere çözüm odaklı yaklaşmanız yarar sağlayacaktır.
-Çocuğunuzun akademik takibiyle alakalı öğretmenleri ile ietişimde olmanız daha sağlıklı olacaktır. Sonuç odaklı değil süreç odaklı bir akademik takip noktasında destek olmalısınız. Bu nokta da yapması gereken sorumlulukları hatırlatabilirsiniz.
-Ergenlik sürecinde çocuklar için arkadaşlık önemli bir yer edinir. Bunu önemseyerek arkadaşlarının kim olduğunu bilmeniz ve yargılamamanız çocuğunuzun sosyal anlamdaki gözetiminizi olumlu etkileyecektir.
-Çocuğunuzun duygusal geçişlerini anlayışla karşılayın, her şeyi konuşma yoluna gitmeyin. Çoğu zaman zor duygulanımlar onun kendi başına sakinleşmeyi öğrenmesi için büyük bir fırsattır. Bu noktada esnek davranabilirsiniz.
-Yemekleri tüm ailenin katılımıyla yemeye özen gösterin. Beraber hoşça vakit geçirin. Kutu oyunları oynayabilirsiniz; yürüyüş, voleybol, basketbol gibi pandemi döneminde uzak kaldıkları fiziksel aktiviteleri hep beraber yapabilirsiniz.
-Direkt Yol göstermektense araştırmaya sevk edebilirsiniz. Olumlu rol modeller edinebilecekleri ortamları araştırıp bir seçenek olarak sunabilirsiniz.
En önemlisi, çocuğunuzun asıl gözlemlediği ve rol model aldığı şeyin sizin yaşantınız olduğunu unutmamalısınız. Sizi örnek alıyor gibi görünmese de kendi yolunu çizerken en büyük bilgi kaynağı sizlerin hâl ve hareketleri olacak bunu önemsemeniz yarar sağlayacaktır.
-Çocuğunuzla her daim ortak düşünemeyeceğinizin bilincinde olmalısınız.. Fikir ayrılıklarında zıtlaşıp fikirlerine daha çok bağlanmasına neden olmak yerine, her konunun konuşulabildiği anlayış ve güven ortamını oluşturmanız fayda sağlayacaktır.